ERENLER VADİSİ
 
  RESiMLER
  TOZLU RESiMLER
  VADi RESiMLERi
  VADiDE KIS
  KARISIK-1
  MERKEZ CAMii
  CiCEK RESiMLERi
  BiZi BiZ YAPANLAR
  ROMANTiK RESiMLER
  SUMELA MANASTIRI
  HAYVAN RESiMLERi
  CAYELi RESiMLERi
  HARiKALAR
  KOMiK RESiMLER
  YENi EKLENENLER
  BiZDEN KARELER-1
  BiZDEN KARELER-2
  KOMiKLER
  YENi MANZARA
  BENDEN KARELER
www.html-kodlari.tr.gg



Köksal ŞAHİN
Erenler Vadisi
Site Yöneticisi


HOŞGELDİN ZİYARETÇİ

ERENLER VADİSİNDESİN
BURASI RİZE'NİN EN DERİN VADİSİ
BURASI ERENLER VADİSİ
VADİMİZİN KURULMA AMACI
TANIMAK TANITMAK
SAYGI VE HOŞGÖRÜ ÇERÇEVESİNDE
PAYLAŞMAK VE KAYNAŞMAKTIR
KÖYLERİMİZ GURBETÇİLERİMİZ
EŞİMİZ DOSTUMUZ MUHABBETİMİZ
ACIMIZ SIZIMIZ KAHKAHAMIZ
SÖZÜMÜZ ÖZÜMÜZ ÖZVERİMİZ
DUYARLILIĞIMIZ VE GÖREVLERİMİZ
BİZ PAYLAŞMAK İÇİN BURADAYIZ
İKRAMIMIZ
ÇAY VE FINDIK
SİZİ BEKLİYORUZ...

SİTE YÖNETİMİ


www.erenler-vadisi.tr.gg

www.erenler-vadisi.tr.gg
HARiKALAR

SÜLEYMANİYE CAMİİ
Mimar Sinan’ın yedi yılda yaptığı şaheser
İstanbul’un en görkemli camiini Mimar Sinan’a
Kanuni Süleyman ısmarladı.
1550-1557 arasında tamamlandı.
Avluyu çevreleyen büyük komplekse okullar, kütüphane,
hamam, aşevi, kervansaray, hastane ve dükkánlar yaptı.
Süleymaniye’nin dış güzelliğini en iyi biçimde görmek için,
Haliç’in Galata kesiminden bakmak gerekiyor.
Dört minaresi olan caminin
esas mekánını büyük bir kubbe örtüyor.
İçerideki en göz alıcı yer,
mihrap duvarındaki renkli motiflerle süslü vitraylar.
Arka avlusunda Sultan Süleyman ve
Hürrem Sultan’ın türbeleri bulunuyor.
Bir uçtaki mütevazı mezar ise Mimar Sinan’a ait...

KAPADOKYA
Başka bir gezegen gibi
Persçe’de Güzel Atlar Ülkesi demek olan Kapadokya,
Joost Lagendijk için bu dünyaya ait değil.
Adeta fantastik bir heykeltıraşın elinden çıkmış
bir hayal dünyası.
Volkanik faaliyetler ve erozyon sonucunda oluşan peribacaları,
ilk Hıristiyanların sığınağı oldu.
İşlenmesi çok kolay olan kayaların içine kazılan mağara
kiliselerde birbirinden güzel fresklere rastlıyorsunuz.

AYASOFYA
Kubbesi 900 yıl taklit edilemedi.
Dünyanın 8. harikası olduğu söylenen, 532’de inşa edilen
Bizans İmparatorluğu’nun İstanbul’daki şaheseri,
günümüze gelen ender eserlerden.
Dış görünüşünün aksine içi, saray gibi görkemli ve göz alıcı.
Bizans döneminde çok büyük onarımlar gören,
iki kez yeniden yapılan Ayasofya’yı,
16. yüzyılda Mimar Sinan ile
19. yüzyılda Fossati Kardeşler restore etti.
916 yıl başkilise, 477 yıl cami olan Ayasofya,
Atatürk’ün emriyle müze yapıldı.
1930-1935 arasında ortaya çıkarılıp temizlenen mozaikler de
Bizans ve Osmanlı döneminin izlerini taşıyan muhteşem mimarisiyle
en çok ziyaret edilen müzelerimizin başında geliyor.

HASANKEYF
Bilim ve kültür merkezi
Bir zamanlar bölgenin bilim ve kültür merkezi olan
Batman-Hasankeyf, sahip olduğu zengin tarihsel yapılar nedeniyle
1981 yılında sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştı.
2006 yazında temeli atılan Ilısu Barajı sularının altında kalma tehlikesi altında.
Sadece tarihi kale ve 7 bin mağara sular altında kalmayacak.
Yerleşim bölgesi ve Hasankeyf’in simgesi haline gelen
Dicle Nehri üzerindeki 12. yüzyıldan kalma
Ortaçağ’ın en büyük taş köprüsünün,
Raman Dağı eteğine taşınması planlanıyor.
Bugün bile bazıları mesken olarak kullanılan çok sayıdaki mağara,
insanların çok eski çağlarda yerleştiklerini gösteriyor

NEMRUT DAĞI
En muhteşem gün doğumu
Adıyaman’ın Kahta ilçe sınırları içindeki Nemrut Dağı,
dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra,
dünyanın en muhteşem gün doğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer.
UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası olarak ilan ettiği Nemrut Dağı,
Kommagene Uygarlığı eserleriyle Türkiye’nin en önemli milli parklarından.
Dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale,
Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü, Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.
Helenistik dünyadan günümüze ulaşan en önemli ve zengin anıtlardan.

DİVRİĞİ ULU CAMİİ
Mukaddes Emanetler gibi saklanmalı.
UNESCO’nun 1985’te Dünya Mimari Mirası’na dahil ettiği
Sivas-Divriği Ulu Cami, 1228’de Mengücekoğulları hükümdarı
Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah tarafından yaptırıldı. Başmimarı Ahlatlı Hürremşah.
Bitişiğindeki Darüşşifa (hastane) ise Ahmet Şah’ın eşi ve
Behram Şah’ın kızı Melike Turan Melek tarafından yaptırıldı.
Hastanede ruh hastalıkları müzik ve su sesiyle tedavi edilirdi.
16 sütunlu cami, 23 tonoz ve iki kubbe ile örtülü.
Mihrabın biçim ve bezemelerinin Anadolu’da başka örneği yok.
Türkiye’nin restorasyon duayeni Doğan Kuban, Ulu Cami’ye 40 yılını vermiş.
"Eşi yok. Heykel gözüyle bakmak lazım. Müzeye kaldırılması gerekiyor ama sığmaz.
Topkapı Sarayı’ndaki Mukaddes Emanetler gibi saklanmalı."

POKUT YAYLASI
Doğu Karadeniz yaylalarının en güzeli
Jüri üyemiz Nergis Yazgan’ın önerilerinin başında Pokut Yaylası vardı.
Yazgan için Pokut, Doğu Karadeniz yaylalarının en güzeli ve bozulmamışlarından.
"Bitki örtüsü çok çeşitli. Yürüme yolu da var. Tipik yayla hayatını barındırıyor.
Yayla evleri ananevi haliyle kalmış ve Çamlıhemşinliler hálá kullanıyor.
Asfalt yol yapılmamalı. Çünkü Ayder, bu yüzden betonlaştı, bozuldu" diyor.
Pokut sırtının güney yamacına kurulmuş yayla evleri,
zaman zaman Meğo ve Ayder Vadisi’ne biriken yer dumanı sayesinde
bulutların üzerine dizilmiş inci tanelerini andırıyor

AĞIRNAS MİMAR SİNAN EVİ
Doğduğu evden ilham aldı.
Mimar Sinan, 1489’da Kayseri’nin Melikgazi İlçesi’ne bağlı
Ağırnas Beldesi’nde doğdu. Doğduğu ev,
Ağırnas Belediyesi ile ÇEKÜL Vakfı’nın işbirliğiyle restore edildi,
9 Nisan 2007’de ziyarete açıldı.
İki katlı evin altında yedi kat aşağıya inen yeraltı şehri bulunuyor.
Evin orta katı 1939, üst katıysa 1951’de tamamlanmış,
bu görünenin altındaysa Roma, Bizans, Selçuklu,
Osmanlı dönemlerinin izleri birbirini izlemekte. Faruk Göksu
"Ermeni klasik mimari eseri olan
Ağırnas yerleşiminde müthiş taş kemerler var.
Sinan’ın bu kemer ve taş iş işçiliğinin içinde büyümesinin,
mimarlığında çok etkili olduğu söylenir.
ÇEKÜL Vakfı restore etmeseydi, bu şaheser ortaya çıkmayacaktı" diyor

ASPENDOS ANTİK TİYATRO
Akustiği hálá bir sır Aspendos, Antalya-Serik’in 8 kilometre doğusunda,
M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulan bir Antik Çağ kenti.
Önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu ve
Köprüçay Irmağı ile limana bağlandığı için her çağda ele
geçirilmek istenen bir kent. Buradaki açık hava tiyatrosu.
Roma İmparatoru Marcus Aurelius zamanında
Mimar Zeno tarafından 2. yüzyılda yapılmış.
17 bin kişilik tiyatronun mimari özelliğiyle sağladığı
mükemmel akustik hálá bir sır.
13. yüzyılda Selçuklular burayı kervansaray olarak kullanmış
ve bir kemerle kuzey tarafını sağlamlaştırmışlar.

ÇANAKKALE VE ISTANBUL BOĞAZLARI
Bir milyon yıl önce de önemliydiler
Özcan Yüksek, "Boğazlar stratejik ve güzeldir
ama dünyada arka arkaya iki boğazın örneği yok" diyor.
Asya ile Avrupa kıtası boğazlarda birleşir, iki iç deniz;
Karadeniz ve Akdeniz boğazlarla birbirine bağlanır.
Tarih boyunca Afrika ve Asya’dan gelenlerin
Avrupa’ya geçme yolları olur

 
 
Facebook'ta Paylaş







 
Reklam  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
SAKAR BİR İNTİHARDAN DÜŞTÜM HAYATA,
YAŞIYORSAM !!! SAKARLIĞIMDANDIR...
www.erenler-vadisi.tr.gg